Çalışma Prensibi 1:Hücrelerdeki enerji üretimi

Hücreler – Vücudumuzun enerji kaynakları

Ürünlerimizin işleyişini anlayabilmek için, vücudumuzun içinde nelerin meydana geldiğini bilmek önemlidir. Vücudumuzda yaşayan en küçük canlı ünitesi, özgün, doğal bir başyapıttır. İnsan vücudunda yaklaşık olarak 50 trilyon hücre bulunmaktadır ve her hücre, yaşamını sürdürebilmek için bir takım enerjik süreçlere ihtiyaç duyacak şekilde oluşturulmuştur. Eğer ortada bir enerji yetersizliği varsa, hücre ölür. Eğer hücre yeterli miktarda enerjiye sahipse, normal olarak sağlıklı olacaktır ki bu da hücrenin dahil olduğu organa yansır. Buna ek olarak, organların iyi bir şekilde çalışması da, insan organizmasının sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarması için gerekli olan bir durumdur.

Hücrelerimizi etkileyen dış faktörler

Vücudumuzda bulunan hücreler kendilerini düzenli olarak yenilerler. Öncel hücrenin tıpatıp aynısı, bir kopyası üretilir, ve bu hücreye, yaşamını devam ettirebilmesi için ihtiyaç duyduğu herşey sağlanır. Bu, oldukça hassas bir süreçtir ve bundan dolayı, müdahalelere karşı çok duyarlıdır. Çevresel faktörler, kötü beslenme ve hareketsizlik, hücreyi normalden daha fazla çalışmaya zorlar. Hücrenin enerji üretim ve rejenerasyon kapasitesi yok olur ve hücre canlılığını yitirir. Hayatımızdaki alışkanlıklarımız her bireysel hücre tarafından yansıtılmaktadır. Doğal olarak yaşlanma süreci ve organların sağlık durumu üzerinde etkileri bulunmaktadır. Dolayısıyla, enerji kaybı yalnızca hücrenin içinden görülmez, bunun dışında yaşam enerjisindeki genel bir kayıp ile beraber ölçülebilir.

Hücrelerimizdeki enerjinin artırılması

Andulasyon, ATP (adenozin trifosfat) üretimini uyaran elektriksel mikro-akımlar üretir. Bu süreç, hücrelerimizde bulunan enerji miktarının artırılmasını sağlar. Bu durumun da, organlarımız ve dolayısıyla sağlığımız üzerinde olumlu bir etkisi vardır.

Çalışma Prensibi 2:Ağrı sinyallerine süperempoze olarak maskeleyen pozitif sinyaller

Andulasyon, ağrı sinyalleri üzerinde nörofizyolojik ve hormonal bir süperempozisyon oluşmasını sağlar. İlk aşamada, negatif ağrı sinyallerine süperempoze olan  pozitif sinyaller tetiklenir. Bu süperempozisyon işleminin sonucu olarak beynimiz, artan miktarda pozitif sinyal ve uyarı almaya başlar. İşte  bu sinyaller ağrının giderilmesini sağlar. İkinci aşamada ise Andulasyonun düzenli olarak uygulanması, “vücudun doğal ağrı gidericisi” olarak tanımlanan endorfin salınımı sağlar.

Çalışma Prensibi 3:Kan dolaşımının stimülasyonu

Şikayetlerin çoğu, yetersiz kan dolaşımından kaynaklanmaktadır. Vücudumuzda bulunan kanın görevi, vücudumuza gerekli besin maddelerinin temin edilmesidir. Kan dolaşımının yetersiz olduğu durumlarda, bu süreç engellenmiş olur ve kendimizi yorgun ve hasta hissederiz. Sağlıklı kanın akışı ile sağlıksız kanın akışı arasında fark vardır. Sağlıksız kanda bulunan hücreler birbirlerine yapışırlar ve buruşurlar. Dolayısıyla kan hücreleri canlılıklarını yitirerek vücuda gittikçe azalan miktarda besin öğesi taşımaya başlarlar. Andulasyon kan dolaşımını hareketlendirerek hücreleri birbirlerinden ayırır. Böylelikle kan akışı artırılmış ve güçlendirilmiş olup, ihtiyaç duyulan besin öğelerinin de büyük miktarlarda taşınması işlemine devam edilir. Kendimizi yeniden daha sağlıklı ve daha canlı hissederiz.

Kötü Kan dolaşımı                                                                              15 Dakikalık Andulasyon uygulaması sonrası kan dolaşım

Çalışma: ANDUMEDIC programlarının kardiyovasküler sistemindeki mikrosirkülasyon üzerine etkileri. (Prof. Dr. Ing. habil. M. Krauß et al.)

Çalışma Prensibi 4:Rahatlama mekanizmalarının harekete geçirilmesi

Fiziksel rahatlama

Yorucu ve tüketici aktiviteler vücutta kas gerginliğine neden olur. Bu durumdan etkilenen kaslar, ihtiyacı olan besin öğelerinin bir kısmını alamamaya başlar. Andulasyon kan damarlarını genişletir ve böylece kaslara gönderilen kan miktarı artar.  Besin öğelerinin emilimi yeniden olması gerektiği gibi gerçekleşir ve gerginlikler giderilmiş olur.

Zihinsel rahatlama

Stresin sinir sistemimiz üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Andulasyon, negatif etkileri gideren pozitif sinyaller üreterek dengeyi yeniden sağlar. Bu da stresi azaltır.  

Çalışma Prensibi 5:Lenf sıvısı akışının stimülasyonu

Lenf, yalnızca bağışıklık sisteminin bileşik bir parçası olmayıp, aynı zamanda metabolik son ürünlerin atılmasında da önemli bir rol oynamaktadır. Düzenli olarak uygulanacak stimülasyon size stabil bir bağışıklık sistemi ve iyi çalışan bir metabolizma kazandırır.